22 Eylül 2014 Pazartesi

Müslüman Kadın ve Zikir

18 Ocak 2013, 12:57

  Rasulüllah mü’minler için en güzel örnek ve önderdir. Hepimiz bunu bilir, bunu söyleriz. Muhakkak O (sav)’nu örnek almamız gerektiğini ifade ederiz. Halbuki Allah-u Teala Ahzab Suresi 21. ayetinde Allah Rasulünü örnek almak, O’nun ahlakıyla ahlaklanmak için öncelikle Allah’ı çok zikretmek gerektiğini vurgulamaktadır. “Allah’ı çokça ananlar için  Allah Rasulünde güzel örnekler vardır.”
Zikir; hatırlayıp anmak demektir. Dilimizle, kalbimizle veya bedenimizle. Zikir bütün ibadetleri içine alan bir çemberdir. En büyük ibadet Allah’ı zikretmektir (Ankebut 45). En büyük zikir ise Allah (c.c)’ı kalpten çıkarmamaktır.
Zikrin Adabı
Allah-u Teala Kur’an-ı Kerim’de iman edenlere Allah’ı çok zikretmeleri emrini vermiş (Ahzab 41), Allah’ı çok zikredenin umduğuna kavuşacağı (Cuma, 10) Allah’ı çok zikreden erkek ve kadınlara mağfiret ve büyük bir mükafat hazırlandığı (Ahzab 35) ve Allah’ı zikreden kişiyi Allah’ın da zikredeceği (Bakara 152) müjdesini vermiştir.
Hiçbir ibadet için kesir (çok) kelimesini kullanmamış olan Allah (c.c), sadece zikir ibadeti için kesir tabirini kullanmıştır. Her şeyin adabı olduğu gibi önemi bu kadar çok olan zikrin de bir adabı olmalıdır. Her şeyin doğrusunu bize öğreten yüce Allah zikrin edebini de öğretmiştir. Rabbimizi tevazu içinde yalvararak, ürpererek ve sesimizi yükseltmeden anmamızı anarken de gafillerden olmamamızı öğütlemiştir. (Araf 205)
Zikrin  zamanı
Rasulullah (sav), Allah (c.c.)’ı her haliyle zikreden bir peygamberdir.(Müslim, Hayz 117). Peygamber efendimizin izini takip eden Müslümanların da her halinde ayakta iken, otururken ve yatarken Allah’ı anmaları gerekir (Al-i İmran 191). Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim bir yere oturur ve orada Allah'ı zikretmez (ve hiç zikretmeden kalkar) ise Allah'tan ona bir noksanlık vardır. Kim bir yere yatar, orada Allah'ı zikretmezse, ona Allah'tan bir noksanlık vardır. Kim bir müddet yürür ve bu esnâda Allah'ı zikretmezse, Allah'tan ona bir noksanlık vardır." Kişiyi Allah-ü Teala’yı zikirden alıkoyacak hiçbir mazeret yoktur. Hatta cünüp hali ve abdest bozma dahi Allah’ı kalple zikretmeye engel değildir. (Riyazüssalihin c:6 s.285)
Peygamber Efendimiz’in Kadınlara verdiği özel zikirler
Günlük hayatta yapılan işler, günün yoğunluğu stres, sıkıntı insanları özellikle de annelik vazifesi olan bayanları yormaktadır. Günün yorgunluğunu üzerinden atamayan kadın agresifleşmekte ve ruhsal sıkıntılar yaşamaktadır. Fakirlik sıkıntısı çeken ve aynı zamanda hamile olan Peygamber Efendimiz’in kızı Fatıma annemiz ekmek yapmakta zorlanınca Peygamber Efendimiz’den hizmetçi istemiş, Peygamber Efendimiz Ashab-ı suffa iki büklüm olduğu halde,  bunu veremeyeceğini akşam yatmak için yatağa girdiğinde, 33 kere Subhanallah, 33 kere Elhamdülillah, 33 kere Allah-u Ekber demesini tavsiye etmiştir. İnsanın sıkıntı, üzüntü, keder ve yorgunluğunu giderecek yine Allah’ı hatırlamaktır. (Hilyetü’l Evliya ve Tabakatu’l Asfiya II, 146)
İnsanı iş telaşı, ibadetten alıkoyamacağı gibi, takatsiz bırakan yaşlılık ve hastalık da düşmanla karşılaşıp boyunları vurmaktan, düşmanın boyunları vurmasından, altın ve gümüş infakından daha hayırlı olan zikirden alıkoymamalıdır. Peygamber Efendimiz Ebu Talip’in kızı Ümmü Hani annemize “Ya Rasulallah, artık yaşlandım ve zayıfladım. Bana oturduğum yerden yapabileceğim bir amel tavsiye etseniz, demesi üzerine Yüz kere Sübhanallah, Yüz kere Elhamdülillah, Yüz kere La ilahe İllallah de” tavsiyesinde bulunur. 
Sabah namazından kuşluk vaktine kadar zikirle meşgul olan Cüveyriye annemize Peygamber Efendimiz “Senin yanından ayrıldıktan sonra üç defa söylediğim şu dört cümle, senin sabahtan beri söylediğin zikirlerle tartılacak olsa, sevap bakımından onlara eşit olur: Sübhanallahi ve bi-hamdihi adede halgıhi ve rıza nefsihi ve zinete arşihi ve midade kelimetihi: yarattıkları sayısınca, kendisinin hoşnut olduğunca, arşının ağırlığınca ve bitip tükenmeyen kelimeleri adedince ben Allah’ı uluhiyyet makamına yakışmayan sıfatlardan tenzih eder ve O’na hamdederim.” (Müslim, Zikir 79)  demesini tavsiye etmiş ve bize hangi zikirlerin mükafatının fazla olacağını bildirmiştir.
Heybetli dağlar, Davud (as) lahuti sesiyle Zebur okuduğunda Zebur’un ahengine kapılıp Allah’ı tesbih ederlerdi. Kuşlar da bu lahuti hitabe cevap verirler ve zikre iştirak ederlerdi. Kainattaki  her şeyin Allah’ı zikrettiği tefekkür edildiğinde kalpler ancak Allah’ı anmakla mutmain olur ayetinin sırrı daha iyi anlaşılacaktır. 

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    SAYFALAR

    KİM KİMDİR? Tümü

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV